"lectureship" in Turkish
Definition
Üniversite veya yüksekokulda ders verme ve bazen araştırma yapmayı içeren öğretim üyeliği pozisyonudur.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla İngiltere ve İngiliz Milletler Topluluğu ülkelerinde kullanılır; ABD'de 'assistant professor' daha yaygındır. Genelde kadrolu değil, geçici bir pozisyondur.
Examples
She applied for a lectureship at the university.
Üniversitede bir **öğretim üyeliği** için başvurdu.
He was offered a lectureship in mathematics.
Kendisine matematik alanında bir **öğretim üyeliği** teklif edildi.
A lectureship involves teaching university students.
Bir **öğretim üyeliği** üniversite öğrencilerine ders vermek anlamına gelir.
After finishing her PhD, Jill landed a lectureship in chemistry.
Doktorasını bitirdikten sonra Jill, kimya alanında bir **öğretim üyeliği** kazandı.
Competition for a permanent lectureship can be really tough.
Kalıcı bir **öğretim üyeliği** için rekabet gerçekten sert olabilir.
He spent three years in a temporary lectureship before getting a full-time job.
Tam zamanlı iş bulmadan önce üç yıl geçici bir **öğretim üyeliği** yaptı.