"leave to chance" in Turkish
Definition
Bir şeyi planlamadan ya da kontrol etmeden tamamen şansa ve rastlantıya bırakmak.
Usage Notes (Turkish)
Hazırlıksızlık veya dikkatsizlik vurgulanmak istenirse kullanılabilir; aynı zamanda olumlu anlamda risk almaya da işaret edebilir.
Examples
We should not leave to chance who brings food to the party.
Partiye kim yemek getirecek, bunu **şansa bırakmamalıyız**.
If you leave to chance your health, you might get sick.
Sağlığını **şansa bırakırsan**, hasta olabilirsin.
She planned everything carefully and did not leave to chance any detail.
Her şeyi dikkatlice planladı ve hiçbir detayı **şansa bırakmadı**.
I wouldn’t leave to chance something as important as my job interview.
İş görüşmesi gibi önemli bir şeyi **şansa bırakmazdım**.
Are you really going to leave to chance whether you catch your flight?
Uçağı yakalayıp yakalayamayacağını gerçekten **şansa mı bırakacaksın**?
We can't afford to leave to chance the success of this project.
Bu projenin başarısını **şansa bırakamayız**.