"learn of" in Turkish
Definition
Başka bir kişiden ya da kaynaktan bir şey ya da biri hakkında bilgi almak.
Usage Notes (Turkish)
Bu ifade, daha resmi ve yazışmalarda sıkça kullanılır. Bir olayı detaylı araştırmak değil, sadece haberdar olmayı anlatır.
Examples
She was sad to learn of her friend's illness.
Arkadaşı hasta olduğunu **öğrenince** üzüldü.
Did you learn of the meeting tomorrow?
Yarınki toplantıdan **haberdar oldun mu**?
I only learned of the changes yesterday.
Ben değişiklikleri ancak dün **öğrendim**.
When I learned of the opportunity, I applied right away.
Fırsatı **öğrendiğimde** hemen başvurdum.
Many people only learned of the concert after it was sold out.
Birçok kişi konser tamamen satıldıktan sonra ancak **haberdar oldu**.
He was surprised to learn of his nomination for the award.
Ödüle aday gösterildiğini **öğrenince** şaşırdı.