"lead to the altar" in Turkish
Definition
Biriyle evlenmek veya birini evlendirmek; genellikle romantik veya şiirsel bir anlamda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada nadirdir; genellikle şiirlerde, edebiyatta veya mizahla/romantik olarak kullanılır. 'Evlenmek' anlamında, eski zamanlara ait veya süslü bir ifadedir.
Examples
He hopes to lead her to the altar next year.
Gelecek yıl onu **nikah masasına götürmeyi** umuyor.
They dream of being led to the altar someday.
Bir gün **nikah masasına götürülmeyi** hayal ediyorlar.
The story ends with the hero leading his love to the altar.
Hikaye, kahramanın sevgilisini **nikah masasına götürmesiyle** biter.
After dating for years, they finally decided to walk down the aisle and lead each other to the altar.
Yıllarca çıktılar ve sonunda **beraber nikah masasına yürümeye** karar verdiler.
She joked that no one could lead her to the altar unless they loved dogs as much as she did.
Şaka yaptı, 'Kimse beni **nikah masasına götüremez** eğer köpekleri benim kadar sevmezse' dedi.
It seemed everyone expected him to lead her to the altar, but they were just good friends.
Herkes onun **onu nikah masasına götüreceğini** düşünüyordu, ama sadece iyi arkadaştılar.