"laugher" in Turkish
Definition
Kolayca gülen veya başkalarını güldüren kişi için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada nadiren kullanılır, daha çok mizahi veya edebi bağlamda geçer. Sesi tanımlamak için genellikle 'laughter' (= gülme, kahkaha) kullanılır.
Examples
The laugher in the room made everyone smile.
Odada bulunan **gülen kişi** herkesin yüzünü güldürdü.
He is a loud laugher at comedy shows.
O, komedi gösterilerinde yüksek sesle **gülen kişi**dir.
Every group needs a good laugher.
Her grubun iyi bir **gülen kişi**ye ihtiyacı vardır.
You can always count on Sarah to be the loudest laugher at parties.
Partilerde en yüksek sesle **gülen kişi** her zaman Sarah’dır.
His best friend is an easy laugher; even simple jokes make her giggle.
En iyi arkadaşı kolayca **gülen kişi**dir; basit şakalar bile onu güldürür.
There was more than one laugher in the crowd during the speech.
Konuşma sırasında kalabalıkta birden fazla **gülen kişi** vardı.