"laminated" in Turkish
Definition
Bir nesnenin plastik veya başka ince bir katmanla kaplanarak daha dayanıklı ve korunaklı hale getirilmesi durumudur. Genellikle kimlik kartı, belge, zemin gibi şeylerde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Teknik, ofis ya da üretim alanlarında yaygın şekilde kullanılır. 'laminated card', 'laminated floor' gibi ifadelerde geçer; dayanıklılık ve koruma anlamı taşır. Yiyecekler için genellikle kullanılmaz (fırıncılıktaki 'laminated dough' hariç).
Examples
I had my ID card laminated so it wouldn't get damaged.
Kimlik kartımı zarar görmesin diye **lamine** ettirdim.
The table is covered with a laminated surface for easy cleaning.
Masa kolay temizlensin diye **lamine** yüzeyle kaplanmış.
We bought laminated flooring for our kitchen.
Mutfağımız için **lamine** parke aldık.
He handed me a laminated menu so the food pictures wouldn’t get dirty.
Yemek resimleri kirlenmesin diye bana **lamine edilmiş** bir menü verdi.
All her important documents are laminated for extra protection.
Tüm önemli belgeleri ekstra koruma için **lamine edilmiş** durumda.
Those posters look great because they’re laminated and won’t get ruined by rain.
O posterler harika görünüyor çünkü **lamine edilmiş** ve yağmurdan zarar görmezler.