"lackey" in Turkish
Definition
Kendinden üstün gördüğü birine aşırı itaat eden ya da dalkavukluk eden kişi; çoğunlukla alaycı veya aşağılayıcı anlamda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çok nadir gerçek bir iş için kullanılır; genellikle 'birinin uşaklığını yapmak' gibi yergi veya küçümseme için söylenir. 'Lackey' demek birine hakaret sayılır.
Examples
He treats his assistant like a lackey.
Asistanına **uşak** muamelesi yapıyor.
The king was surrounded by loyal lackeys.
Kral, sadık **uşaklarla** çevriliydi.
Nobody likes being called a lackey.
Kimseye **uşak** denmesi hoşuna gitmez.
He’s just the boss’s lackey, doing whatever he’s told.
O, sadece patronunun **uşağı**, ne derse yapıyor.
Some politicians act like lackeys just to gain favor.
Bazı politikacılar sadece çıkar için **dalkavuk**luk yapıyor.
I refuse to be anyone’s lackey—I have my own opinions.
Kimsenin **uşağı** olmayı kabul etmiyorum—kendi fikirlerim var.