"lachrymose" in Turkish
Definition
Çok üzgün ya da kolayca ağlayabilen; genellikle gözyaşlarına boğulan kişi ya da duygusal ortamı tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime resmî ve edebîdir; günlük konuşmada seyrek kullanılır. Duygusal film ('ağlamaklı film') veya sık sık ağlayan biri için uygundur. Sadece 'üzgün' değil, gözyaşı ya da ağlama eğilimi vurgulanır.
Examples
After hearing the sad news, she became lachrymose.
Üzücü haberi alınca, o **ağlamaklı** oldu.
The lachrymose child cried for hours.
**Ağlamaklı** çocuk saatlerce ağladı.
It was a lachrymose movie, and many people left the theater in tears.
Bu **ağlamaklı** filmdi, birçok kişi gözyaşlarıyla salondan ayrıldı.
He always gets lachrymose after just a few drinks.
O, birkaç içkiden sonra her zaman **ağlamaklı** olur.
Don't mind her; she’s feeling a bit lachrymose today.
Onu dert etme, bugün biraz **ağlamaklı**.
That story put me in such a lachrymose mood the whole evening.
O hikâye bütün akşamımı **ağlamaklı** bir ruh halinde geçirmeme sebep oldu.