"know backwards and forwards" in Turkish
Definition
Bir şeyi eksiksiz ve ayrıntılı şekilde bilmek, çoğunlukla deneyim veya ezberden dolayı.
Usage Notes (Turkish)
Resmiyette az kullanılır, daha çok gündelik konuşmada, bir şeyi iyi ve eksiksiz bildiğini göstermek için kullanılır. 'Avucunun içi gibi bilmek' çok yaygın ve doğal bir ifadedir.
Examples
She knows the rules backwards and forwards.
O kuralları **avucunun içi gibi biliyor**.
My dad knows this city backwards and forwards.
Babam bu şehri **avucunun içi gibi biliyor**.
He knows the song backwards and forwards.
Şarkıyı **ezbere biliyor**.
Ask Jane—she knows the software backwards and forwards.
Jane'e sor—o bu yazılımı **avucunun içi gibi biliyor**.
I've read that book so many times, I know it backwards and forwards.
O kitabı o kadar çok okudum ki artık **avucumun içi gibi biliyorum**.
You really know this job backwards and forwards now.
Artık bu işi gerçekten **avucunun içi gibi biliyorsun**.