아무 단어나 입력하세요!

"knocking on heaven's door" in Turkish

ölümün eşiğinde olmakcennetin kapısını çalmak

Definition

Bu ifade, birinin ölümüne çok yakın olduğunu veya bir şeyin sona yaklaştığını anlatır. Bazen önemli olayların bitişini de ima edebilir.

Usage Notes (Turkish)

Şiirsel ve nazik bir ifadedir, daha çok şarkılarda veya hikaye anlatımında rastlanır. Gerçek ölüm hakkında doğrudan konuşurken kullanılması yaygın değildir.

Examples

After the accident, he was knocking on heaven's door.

Kaza sonrası, o adam **ölümün eşiğindeydi**.

The old dog was sick and knocking on heaven's door.

Yaşlı köpek hastaydı ve **ölümün eşiğindeydi**.

She told me her grandfather was knocking on heaven's door.

Bana, büyükbabasının **ölümün eşiğinde olduğunu** söyledi.

When the company lost all its money, people said it was knocking on heaven's door.

Şirket tüm parasını kaybedince, insanlar onun **ölümün eşiğinde** olduğunu söyledi.

After weeks in the hospital, he’s finally better and no longer knocking on heaven's door.

Haftalarca hastanede kaldıktan sonra nihayet iyileşti ve artık **ölümün eşiğinde değil**.

You don’t have to worry—I’m tired, but I’m not knocking on heaven's door!

Endişelenme—yorgunum ama henüz **ölümün eşiğinde değilim**!