"keep pace" in Turkish
Definition
Başka biriyle ya da bir şeyle aynı hızda hareket etmek, gelişmek veya değişmek.
Usage Notes (Turkish)
'keep pace with...' şeklinde bir şeyle aynı hızda kalmak anlamında kullanılır; hem gerçek (yürümek) hem de mecazi (teknoloji, trendler) anlamları vardır.
Examples
It's hard to keep pace with my older brother when we run.
Koşarken abimle **ayak uydurmak** zor.
The company must keep pace with the latest technology.
Şirket, en son teknolojiye **ayak uydurmalı**.
Students need to keep pace with the lessons to understand everything.
Öğrencilerin her şeyi anlayabilmesi için derslere **ayak uydurması** gerekir.
If we want to stay competitive, we have to keep pace with industry trends.
Rekabetçi kalmak istiyorsak, sektör trendlerine **ayak uydurmalıyız**.
She finds it difficult to keep pace with her fast-changing job.
Hızla değişen işine **ayak uydurmakta** zorlanıyor.
Technology is moving so fast these days—can anyone really keep pace?
Teknoloji günümüzde öyle hızlı ilerliyor ki—gerçekten kimse **ayak uydurabiliyor** mu?