"keep inside" in Turkish
Definition
Duygu, düşünce veya bilgiyi başkalarıyla paylaşmayıp içinde tutmak.
Usage Notes (Turkish)
'İçinde tutmak' veya 'içine atmak' duygular, sırlar veya düşünceler için yaygındır. 'bottle up' ise daha fazla duyguyu bastırmak anlamına gelir.
Examples
I try to keep inside my worries so I don't upset anyone.
Kimse üzülmesin diye endişelerimi **içimde tutmaya** çalışıyorum.
She doesn't like to keep inside her feelings.
O, duygularını **içinde tutmaktan** hoşlanmıyor.
It can be unhealthy to always keep inside your problems.
Sürekli sorunlarını **içinde tutmak** sağlıklı olmayabilir.
Sometimes it’s hard not to keep inside what I really think.
Gerçekten düşündüklerimi **içimde tutmamak** bazen zor oluyor.
He tends to keep inside even when he's upset, so it's hard to know how he feels.
Kızgın olsa bile, her şeyi **içinde tutmaya** eğilimli, bu yüzden nasıl hissettiğini anlamak zor.
You don't have to keep everything inside—I'm here to listen.
**Her şeyi içinde tutmak** zorunda değilsin—ben seni dinlerim.