"jurisdictional" in Turkish
Definition
Mahkeme veya hükümetin belirli bir bölge, kişi ya da konu üzerindeki yasal yetkisiyle ilgili olan.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hukuki, resmi veya devletle ilgili konularda kullanılır. 'jurisdictional dispute', 'jurisdictional authority', 'jurisdictional boundaries' gibi kalıplarda görülür. Gündelik dilde kullanılmaz; hep yasal yetki sınırlarını belirtir.
Examples
The court does not have jurisdictional authority in this case.
Mahkemenin bu davada **yargı yetkisine ilişkin** bir yetkisi yok.
There is a jurisdictional dispute between the two states.
İki eyalet arasında **yargı yetkisine ilişkin** bir anlaşmazlık var.
They are deciding the jurisdictional boundaries of the city.
Şehrin **yargı yetkisine ilişkin** sınırları belirleniyor.
It turned into a major jurisdictional headache for the police.
Bu, polis için büyük bir **yargı yetkisine ilişkin** sorun haline geldi.
Different countries have their own jurisdictional rules for handling internet crimes.
Farklı ülkelerin internet suçlarını ele almak için kendi **yargı yetkisine ilişkin** kuralları vardır.
The issue quickly became jurisdictional when both agencies got involved.
Her iki ajans da devreye girince mesele hızla **yargı yetkisine ilişkin** hale geldi.