"junking" in Turkish
Definition
Eski, bozuk veya artık istenmeyen bir şeyi atmak ya da hurdaya çıkarmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmî olmayan bir ifadedir; genellikle eski araba, mobilya veya elektronik eşyalar için kullanılır. İnsanlar için kullanılmaz. Sıkça '-ing' hâlinde ('I'm junking my old TV.') geçer.
Examples
I'm junking my old computer this weekend.
Bu hafta sonu eski bilgisayarımı **hurdaya çıkarıyorum**.
They are junking all the broken chairs.
Bütün bozuk sandalyeleri **atıyorlar**.
We should consider junking this old sofa.
Bu eski koltuğu **atmayı** düşünmeliyiz.
After it stopped working, I ended up junking my phone instead of repairing it.
Çalışmamaya başladıktan sonra, onarmak yerine telefonumu **hurdaya çıkardım**.
People are junking old TVs because nobody uses them anymore.
Artık kimse kullanmadığı için insanlar eski televizyonları **atıyor**.
I can't believe you're junking that bike—it still looks brand new!
O bisikleti **atmana** inanamıyorum—daha yeni gibi görünüyor!