"jump in" in Turkish
Definition
Bir sohbete, aktiviteye veya duruma aniden ve çoğu zaman izin almadan dahil olmak ya da çok hazırlık yapmadan enerjik şekilde işe başlamak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle konuşmalarda ya da ekip çalışmasında, birine söz hakkı istemeden katkı sağlamak ya da girişken şekilde başlamak için kullanılır. Fiziksel olarak 'içeri atlamak' ile karıştırmayın.
Examples
If you have an idea, feel free to jump in.
Bir fikrin varsa, çekinmeden **müdahale et**.
Sometimes it’s hard to jump in during meetings.
Toplantılarda bazen **müdahale etmek** zordur.
She loves to jump in and help whenever she can.
Yardım edebileceği zaman hemen **müdahale etmeyi** sever.
"Can I jump in for a second?" he asked during the debate.
"Bir saniye **müdahale edebilir miyim**?" diye tartışmada sordu.
Don’t be shy—just jump in whenever you have something to say.
Çekingen olma—söylemek istediğin bir şey olursa hemen **müdahale et**.
He didn’t know all the details but decided to jump in and help anyway.
Tüm ayrıntıları bilmiyordu ama yine de **müdahale edip** yardım etmeye karar verdi.