"jumble" in Turkish
Definition
Birçok şeyin karışık ve düzensiz bir şekilde bir araya gelmesi. Ayrıca, bir şeyleri karıştırıp düzenini bozmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle samimi konuşmalarda kullanılır. Fiziksel nesneler veya karışık düşünceler için yaygındır (örn. 'a jumble of clothes', 'a jumble of ideas'). 'jumble sale' ve fiil olarak 'jumble up' kullanılır.
Examples
She kept her toys in a jumble under the bed.
Oyuncaklarını yatağın altında bir **karmaşa** içinde tutuyordu.
The puzzle pieces were all in a jumble.
Bulmaca parçalarının hepsi tam bir **karışıklık** halindeydi.
His handwriting was a jumble of letters.
El yazısı harflerin tam bir **karmaşası**ydı.
My thoughts were a complete jumble after the long day.
Uzun bir günün ardından düşüncelerim tam bir **karışıklık** içindeydi.
Don't jumble the questions—answer them in order.
Soruları **karıştırma**, sırayla cevapla.
At the market, all the spices were thrown together in a colorful jumble.
Pazarda tüm baharatlar rengarenk bir **karmaşa** halinde yığılmıştı.