"juggling act" in Turkish
Definition
Aynı anda birden fazla işi veya sorumluluğu zorlanarak idare etmeye çalışmak demektir.
Usage Notes (Turkish)
Resmiyetten uzak, günlük konuşmada iş-özel hayat dengesini anlatmak için sıkça kullanılır. Gerçek denge veya sihirbazlık gösterisi anlamında kullanılmaz.
Examples
Taking care of three kids and a full-time job is a real juggling act.
Üç çocuğa bakıp bir de tam zamanlı çalışmak tam anlamıyla bir **dengeyi sağlama çabası**.
For single parents, every day can feel like a juggling act.
Tek ebeveynler için, her gün bir **dengeyi sağlama çabası** gibi gelebilir.
Balancing homework, sports, and friends is a juggling act for many students.
Ev ödevini, sporu ve arkadaşları dengelemek birçok öğrenci için bir **dengeyi sağlama çabası**dır.
It's a constant juggling act trying to keep my boss happy and meet deadlines.
Hem patronu memnun etmek hem de işleri yetiştirmek sürekli bir **dengeyi sağlama çabası**.
Sometimes life just feels like one big juggling act.
Bazen hayat başlı başına kocaman bir **dengeyi sağlama çabası** gibi gelir.
Managing emails, meetings, and projects is a daily juggling act in my job.
E-postaları, toplantıları ve projeleri yönetmek işimde günlük bir **dengeyi sağlama çabası**.