"judicious" in Turkish
Definition
Durumu dikkatlice değerlendirip en uygun kararı vermek, akıllıca ve mantıklı davranmaktır.
Usage Notes (Turkish)
'Judicious' daha çok övgü anlamında ve resmi durumlarda kullanılır; 'judicious use', 'judicious decision' gibi. Önemsiz kararlar için kullanılmaz.
Examples
She made a judicious choice when buying the house.
Evi alırken **sağduyulu** bir tercih yaptı.
A judicious use of time will help you finish your work early.
Zamanın **sağduyulu** kullanılması işinizi erken bitirmenize yardımcı olur.
The teacher praised his judicious decision.
Öğretmen onun **sağduyulu** kararını övdü.
It’s always judicious to double-check your work before submitting it.
Çalışmanızı göndermeden önce tekrar gözden geçirmek her zaman **sağduyuludur**.
Their judicious investments paid off in the long run.
Onların **sağduyulu** yatırımları uzun vadede karşılığını verdi.
Being judicious about what information you share online is important.
Çevrim içi hangi bilgileri paylaştığınız konusunda **sağduyulu** olmak önemlidir.