"jocund" in Turkish
Definition
Keyifli, şen ve neşeli bir ruh hali ya da ortamı anlatır; genellikle edebi eserlerde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘Jocund’ günlük konuşmada pek kullanılmaz, daha çok şiir ve klasik metinlerde görülür. 'Neşeli' veya 'mutlu'ya göre daha edebî bir ifadedir.
Examples
The children were jocund at the festival.
Çocuklar festivalde çok **neşeliydi**.
She wore a jocund smile all day.
O, gün boyu **neşeli** bir gülümseme takındı.
The jocund music filled the room with happiness.
**Neşeli** müzik odayı mutlulukla doldurdu.
He always tells stories in such a jocund way that everyone laughs.
O, hikayeleri her zaman öyle **neşeli** bir şekilde anlatır ki herkes güler.
Their jocund laughter echoed through the garden.
Bahçede onların **neşeli** kahkahaları yankılandı.
The poet described the spring morning as bright and jocund.
Şair, bahar sabahını parlak ve **neşeli** olarak tasvir etti.