"jinxes" in Turkish
Definition
Uğursuzluk getirdiğine inanılan davranışlar ya da sözler, ayrıca kötü şans getirdiği düşünülen şeyler veya kişiler.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmî, espirili ya da batıl inanışlara yönelik sohbetlerde kullanılır. Resmî yazılarda kullanılmaz. "uğursuzluğu çağırmak" gibi ifadelerde geçer.
Examples
Some people believe broken mirrors bring jinxes.
Bazı insanlar kırık aynaların **uğursuzluklar** getirdiğine inanır.
He thinks black cats are jinxes.
O, siyah kedilerin **uğursuzluk** getirdiğine inanıyor.
We try to avoid jinxes before big exams.
Büyük sınavlardan önce **uğursuzluklardan** kaçınmaya çalışırız.
Don't talk about winning; you'll give us jinxes!
Kazanmaktan bahsetme; bize **uğursuzluk** getireceksin!
After his comment, it felt like all the jinxes hit us at once.
Onun yorumu sonrasında bütün **uğursuzluklar** bir anda başımıza geldi gibi hissettik.
You keep mentioning the final score—enough with the jinxes already!
Sürekli final skorunu söylüyorsun — yeter artık **uğursuzluklardan**!