"inwardly" in Turkish
Definition
Duyguların veya düşüncelerin sadece kendi içinde yaşanması, dışa vurulmaması.
Usage Notes (Turkish)
'İçten içe' duyguları ya da düşünceleri başkalarına göstermeden, kendi içinde yaşamak anlamına gelir. 'inwardly happy' = 'içten içe mutlu', 'inwardly nervous' = 'içten içe gergin'. 'internally' farklı bir anlam taşır.
Examples
She smiled, but inwardly she was sad.
O gülümsedi ama **içten içe** üzgündü.
He was inwardly nervous before the test.
Sınavdan önce **içten içe** gergindi.
They looked calm, but inwardly they were scared.
Sakin görünüyorlardı ama **içten içe** korkuyorlardı.
I was celebrating with everyone, but inwardly I doubted myself.
Herkesle birlikte kutladım ama **içten içe** kendimden şüphe ettim.
Inwardly, he hoped she would say yes.
**İçten içe**, onun 'evet' demesini umuyordu.
She acted confident, but inwardly she wasn't sure what to do next.
Kendinden emin davrandı ama **içten içe** ne yapacağını bilmiyordu.