"invalidate" in Turkish
Definition
Bir şeyin geçersiz veya hükümsüz olduğunu göstermek ya da yasal olarak iptal etmek. Genellikle resmi ya da hukuki belgeler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok hukuki, resmi bağlamlarda geçer: 'sözleşmeyi geçersiz kılmak', 'sonuçları iptal etmek'. 'Yürürlükten kaldırmak' veya 'boş/geçersiz (sıfat)' ile karıştırılmamalı.
Examples
The new evidence will invalidate his claim.
Yeni kanıt onun iddiasını **geçersiz kılacak**.
A missing signature can invalidate the contract.
Eksik bir imza sözleşmeyi **geçersiz kılabilir**.
Eating before the test will not invalidate your results.
Testten önce yemek yemek sonuçlarınızı **geçersiz kılmaz**.
If you lie on the form, you could invalidate your application.
Formda yalan söylerseniz, başvurunuz **geçersiz olabilir**.
Just because there’s a small mistake doesn’t invalidate the whole project.
Sadece küçük bir hata tüm projeyi **geçersiz kılmaz**.
The committee voted to invalidate the election results.
Komite seçim sonuçlarını **geçersiz kılmak** için oy kullandı.