"intravenous" in Turkish
Definition
Bir şey damar içiyse, sıvı ilaç veya besinin doğrudan damara verilmesi anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tıbbi ve hastane ortamlarında kullanılır. Sadece damardan uygulamalarda (örneğin 'intravenous drip', 'intravenous injection') kullanılır, kas içi veya deri altı için kullanılmaz.
Examples
The nurse started an intravenous line to give the patient fluids.
Hemşire, hastaya sıvı vermek için **damar içi** hat başlattı.
The doctor gave him an intravenous injection of painkillers.
Doktor ona ağrı kesici bir **damar içi** enjeksiyon yaptı.
Some medicines are only effective when given intravenous.
Bazı ilaçlar sadece **damar içi** verildiğinde etkilidir.
She was hooked up to an intravenous drip all night.
Bütün gece boyunca **damar içi** damlaya bağlıydı.
If you’re dehydrated, they’ll probably give you intravenous fluids at the hospital.
Eğer susuz kaldıysanız, hastanede muhtemelen size **damar içi** sıvı verilir.
He’s allergic to some intravenous antibiotics, so they have to be careful.
Bazı **damar içi** antibiyotiklere karşı alerjisi olduğu için dikkatli olmak gerek.