"intemperate" in Turkish
Definition
Kendini kontrol edemeyen, aşırıya kaçan veya abartılı davranan kişi veya durum için kullanılır. Özellikle davranışlar, konuşmalar ya da alışkanlıklarda ölçüsüzlük anlamında geçer.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok eleştirel ve resmî bağlamda aşırı, dikkatsiz davranış veya sözleri tanımlamak için kullanılır. 'intemperate behavior' veya 'intemperate remarks' gibi ifadelerle sık görülür. Gündelik konuşmada nadiren kullanılır.
Examples
His intemperate language shocked everyone at the meeting.
Toplantıda onun **ölçüsüz** dili herkesi şaşırttı.
She regrets her intemperate reaction during the argument.
Tartışma sırasında verdiği **ölçüsüz** tepki için pişman.
An intemperate lifestyle can lead to serious health problems.
**Ölçüsüz** bir yaşam tarzı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
The politician lost support after making several intemperate comments.
Politikacı, birkaç **ölçüsüz** yorum yaptıktan sonra desteğini kaybetti.
After an intemperate night out, he vowed to drink less.
**Ölçüsüz** bir gece dışarıda kaldıktan sonra daha az içmeye karar verdi.
Her intemperate spending habits finally got her into debt.
Onun **ölçüsüz** harcama alışkanlıkları sonunda onu borca soktu.