"insignificance" in Turkish
Definition
Bir şeyin önemli olmaması ya da çok az değeri veya etkisi olması durumu.
Usage Notes (Turkish)
'the insignificance of...' ifadesiyle sıkça kullanılır ve bir şeyin önemli olmadığını vurgular. Genellikle resmî veya edebi dille ilgilidir. 'insignificant' (sıfat) ile karıştırmayın.
Examples
She felt her problems were lost in the insignificance of everyday life.
Sorunlarının günlük hayatın **önemsizliği** içinde kaybolduğunu hissetti.
He realized the insignificance of his worries after traveling the world.
Dünyayı dolaştıktan sonra endişelerinin **önemsizliğini** fark etti.
The insignificance of that mistake became clear over time.
O hatanın **önemsizliği** zamanla ortaya çıktı.
It's easy to feel a sense of insignificance in a huge crowd.
Büyük bir kalabalıkta **önemsizlik** hissine kapılmak kolaydır.
Social media can sometimes highlight the insignificance of small disagreements.
Sosyal medya, küçük anlaşmazlıkların **önemsizliğini** bazen daha da belirgin kılar.
After the accident, the insignificance of material things became obvious to her.
Kaza sonrasında maddi şeylerin **önemsizliği** kendisi için belli oldu.