"inserting" in Turkish
Definition
Bir nesneyi, veriyi veya metni başka bir yere ya da sisteme yerleştirme veya ekleme işlemi.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok teknik ve resmi ortamlarda ('kart eklemek', 'metin eklemek' gibi) kullanılır; genellikle insanlar için değil, nesne veya bilgi için uygundur.
Examples
She is inserting her card into the machine.
O, kartını makineye **ekliyor**.
He is inserting a photo into the document.
Belgeye bir fotoğraf **ekliyor**.
The program is inserting data into the table.
Program tabloya veri **ekliyor**.
I was just inserting my opinion when the meeting ended.
Toplantı bittiğinde ben tam olarak fikrimi **ekliyordum**.
Try inserting the USB again; sometimes it doesn’t connect.
USB'yi tekrar **takmayı** deneyin; bazen bağlanmıyor.
She keeps inserting jokes into serious conversations.
O, ciddi konuşmalara sürekli şakalar **ekliyor**.