"insensate" in Turkish
Definition
Hiçbir duygu ya da merhamet göstermeyen; bazen tamamen mantıksız veya aptalca davranmak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve edebi bağlamlarda kullanılır; günlük konuşmada nadirdir. 'duygusuz zulüm' gibi ifadelerde aşırı duygusuzluk vurgulanır. 'insensitive' ile aynı değildir.
Examples
The dictator's insensate cruelty shocked the world.
Diktatörün **duygusuz** zulmü dünyayı şoke etti.
It was insensate to drive so fast in the rain.
Yağmurda bu kadar hızlı sürmek **mantıksız**dı.
The insensate decision led to disaster.
Bu **mantıksız** karar felakete yol açtı.
Her insensate remarks made everyone uncomfortable at dinner.
Onun **duygusuz** sözleri akşam yemeğinde herkesi rahatsız etti.
Don't make insensate jokes about serious topics.
Ciddi konular hakkında **mantıksız** şakalar yapma.
He stared at the broken window with an insensate expression.
Kırık pencereye **duygusuz** bir ifadeyle baktı.