"inputting" in Turkish
Definition
Bir bilgisayar veya başka bir sisteme bilgi, veri ya da talimat girme işlemi.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok teknik veya resmi bağlamlarda, bilgisayar ve dijital cihazlarla ilgili kullanılır. 'veri girmek' yaygındır. Kağıda yazmak için kullanılmaz.
Examples
She is inputting her password on the computer.
O, bilgisayarda şifresini **giriyor**.
Inputting the data takes a few minutes.
Veriyi **girmek** birkaç dakika sürer.
He is inputting numbers into the calculator.
O, hesap makinesine sayıları **giriyor**.
I made a mistake while inputting my email address, so I had to start over.
E-posta adresimi **girerken** hata yaptım; bu yüzden baştan başlamak zorunda kaldım.
Are you still inputting all those survey answers by hand?
Hâlâ tüm anket yanıtlarını elle mi **giriyorsun**?
Our team has spent hours inputting customer information into the new system.
Ekibimiz yeni sisteme müşteri bilgilerini **girmek** için saatler harcadı.