"inhibits" in Turkish
Definition
Bir eylemi, süreci veya duyguyu engellemek, yavaşlatmak veya bastırmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bilimsel ve tıbbi ortamlarda kullanılır. Gündelik dilde nadiren geçer. 'inhibits the process', 'inhibits behavior' gibi kalıplarda rastlanır.
Examples
The medicine inhibits the virus from spreading.
Bu ilaç virüsün yayılmasını **engeller**.
Fear often inhibits people from speaking in public.
Korku, insanların toplum önünde konuşmasını çoğunlukla **engeller**.
Caffeine inhibits sleep if you drink it late at night.
Kafein gece geç saatlerde tüketilirse, uykuyu **bastırır**.
This rule inhibits creativity among employees.
Bu kural çalışanlar arasında yaratıcılığı **bastırır**.
Sometimes, anxiety inhibits my ability to make decisions quickly.
Bazen kaygı, hızlı karar verme yeteneğimi **engeller**.
The new system inhibits errors by automatically checking the data.
Yeni sistem, verileri otomatik kontrol ederek hataları **engeller**.