"infuriate" in Turkish
Definition
Birini aşırı derecede kızdırmak veya öfkelendirmek.
Usage Notes (Turkish)
'Çileden çıkarmak' çok güçlü ve resmi bir ifadedir; hafif rahatsızlıklar için 'sinirlendirmek' daha uygundur. 'Birini çileden çıkarmak', 'bir şeyden çileden çıkmak' şeklinde kullanılır.
Examples
Loud noises infuriate me when I'm trying to study.
Yüksek sesler, ders çalışırken beni **çileden çıkarıyor**.
It would infuriate him if you lied.
Ona yalan söylersen, bu onu kesinlikle **çileden çıkarır**.
Her constant complaints infuriate her coworkers.
Onun sürekli şikayetleri, iş arkadaşlarını **çileden çıkarıyor**.
It absolutely infuriates me when people are rude for no reason.
İnsanlar nedensizce kaba davrandığında bu beni tamamen **çileden çıkarıyor**.
His refusal to listen really infuriated everyone in the meeting.
Onun dinlememesi toplantıdaki herkesi gerçekten **çileden çıkardı**.
Don't let small things infuriate you; it's not worth it.
Ufak şeylerin seni **çileden çıkarmasına** izin verme; buna değmez.