아무 단어나 입력하세요!

"inflames" in Turkish

iltihaplandırmakalevlendirmekkızıştırmak

Definition

Bir şeyi kırmızı, şiş veya ağrılı hale getirir; duyguları veya durumu, genellikle olumsuz şekilde, daha yoğunlaştırır veya kışkırtır.

Usage Notes (Turkish)

Hem tıbbi hem sosyal durumlarda kullanılır. Günlük konuşmada 'arttırmak' veya 'kışkırtmak' gibi sözcüklerle de ifade edilir.

Examples

The wound on his arm inflames when he touches it.

Kolundaki yara dokunduğunda **iltihaplanıyor**.

Too much sunlight inflames sensitive skin.

Çok fazla güneş ışığı hassas cildi **iltihaplandırır**.

Anger inflames the argument between them.

Öfke, aralarındaki tartışmayı daha da **alevlendiriyor**.

Social media often inflames public opinion during a crisis.

Sosyal medya kriz zamanlarında genellikle kamuoyunu **alevlendirir**.

Spicy food really inflames my stomach if I eat too much.

Baharatlı yemek fazla yediğimde midemi gerçekten **iltihaplandırıyor**.

His speech inflames supporters and critics alike.

Konuşması hem destekçileri hem de eleştirmenleri **alevlendirdi**.