"infirm" in Turkish
Definition
Fiziksel olarak güçsüz veya hasta olan; genellikle yaşlılık veya kronik hastalık sonucu olur.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve biraz eski moda bir kelimedir; tıp, edebi ve saygı içeren ortamlarda, genellikle yaşlı veya kronik hastalığı olanlar için kullanılır. Geçici zayıflık için uygun değildir. 'the infirm' ifadesi sağlık sorunu olanları toplu olarak belirtir.
Examples
The hospital has special care for infirm patients.
Hastanede **zayıf** hastalar için özel bakım var.
My grandmother is infirm and needs help to walk.
Büyükannem **zayıf** ve yürümek için yardıma ihtiyaç duyuyor.
The city built a ramp for the infirm.
Şehir, **zayıf**lar için bir rampa yaptı.
As he grew older, he became increasingly infirm and rarely left home.
Yaşlandıkça gittikçe daha **zayıf** oldu ve nadiren evden çıktı.
The park organizes activities for elderly and infirm residents.
Park, yaşlı ve **zayıf** sakinler için etkinlikler düzenliyor.
She spent years caring for her infirm husband at home.
Evde yıllarca **zayıf** kocasına baktı.