"indirect" in Turkish
Definition
Bir şeyin doğrudan yapılmaması, genellikle başka bir kişi ya da yol üzerinden gerçekleştirilmesi veya iletilmesi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ''dolaylı cevap'', ''dolaylı yol'', ''dolaylı anlatım'' gibi ifadelerde geçer. Aleni olmayan, ima yoluyla belirtilen durumlarda tercih edilir.
Examples
He gave an indirect answer to the question.
Soruya **dolaylı** bir cevap verdi.
There is an indirect path to the park behind our house.
Evin arkasında parka giden **dolaylı** bir yol var.
Her criticism was very indirect, but I understood it.
Onun eleştirisi oldukça **dolaylıydı**, fakat anladım.
Sometimes people use indirect hints to avoid hurting someone’s feelings.
Bazen insanlar başkasını incitmemek için **dolaylı** ipuçları kullanır.
He took an indirect route to avoid the heavy traffic downtown.
Şehir merkezindeki yoğun trafikten kaçmak için **dolaylı** bir rota izledi.
Her indirect way of making suggestions sometimes confuses her coworkers.
Onun **dolaylı** öneri yapma tarzı bazen çalışma arkadaşlarını şaşırtıyor.