"incurring" in Turkish
Definition
Genellikle istenmeyen masraf, zarar veya ceza gibi bir durumun kişinin başına gelmesi.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve özellikle ticari, hukuki, finansal alanlarda kullanılır; 'incurring costs', 'incurring debt', 'incurring penalties' gibi kalıplarda görülür. Pozitif durumlar için kullanılmaz.
Examples
By arriving late, you are incurring a penalty.
Geç kaldığınız için bir ceza **maruz kalıyorsunuz**.
She is incurring high medical bills after the accident.
Kaza sonrasında yüksek sağlık giderleri **maruz kalıyor**.
The company is incurring losses this quarter.
Şirket bu çeyrekte zarar **maruz kalıyor**.
He keeps incurring extra fees because he forgets to pay on time.
Zamanında ödeme yapmayı unuttuğu için sürekli ek ücret **karşılıyor**.
We're incurring a lot of stress with all these last-minute changes.
Bütün bu son dakika değişiklikleriyle çok fazla stres **yaşıyoruz**.
Without proper planning, you risk incurring unexpected expenses.
Doğru planlama olmadan beklenmedik giderlere **maruz kalma** riski vardır.