"incubating" in Turkish
Definition
Bir şeyi (örneğin yumurta ya da bakteri) gelişmesi için uygun koşullarda tutmak. Aynı zamanda yeni bir fikir ya da hastalığın oluşmaya başlamasını da ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bilimsel, tıbbi alanlarda kullanılır; fikir veya şirket gelişmesi anlamında da mecazi olarak kullanılabilir.
Examples
The hen is incubating her eggs.
Tavuk yumurtalarını **kuluçkaya yatırıyor**.
Scientists are incubating bacteria in the lab.
Bilim insanları laboratuvarda bakterileri **kuluçkaya yatırıyor**.
I think I am incubating a cold.
Sanırım soğuk algınlığı **geliştiriyorum**.
She’s been incubating a brilliant business idea for months.
O, aylardır harika bir iş fikrini **geliştiriyordu**.
The startup is currently incubating at a tech hub downtown.
Girişim şu anda şehir merkezindeki bir teknoloji merkezinde **kuluçkada**.
You might be incubating something, so take it easy and get some rest.
Belki bir şey **geliştiriyorsun**, bu yüzden kendine dikkat et ve dinlen.