"incriminate" in Turkish
Definition
Birini bir suça veya hataya kanıtlarla ilişkilendirip suçlu gibi göstermek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hukuk, polis veya soruşturma bağlamında kullanılır. 'Accuse'den farklı olarak kanıtla ilişkilendirme söz konusudur.
Examples
The fingerprints could incriminate him in the crime.
Parmak izleri onu suça **suçlu gösterebilir**.
Do not incriminate yourself by answering without a lawyer.
Avukatsız cevap vererek kendinizi **suçlu göstermeyin**.
The video did not incriminate anyone.
Video kimseyi **suçlu göstermedi**.
He tried to cover up the mistake so it wouldn’t incriminate him.
Hatası kendisini **suçlu göstermesin** diye örtbas etmeye çalıştı.
That email could seriously incriminate the company if it gets out.
Bu e-posta yayıldığında şirketi ciddi şekilde **suçlu gösterebilir**.
I don’t want to incriminate anyone, but I saw who did it.
Kimseyi **suçlamak** istemem ama kimin yaptığını gördüm.