아무 단어나 입력하세요!

"incontrovertible" in Turkish

tartışmasızkesin

Definition

İnkar edilemez, tartışmaya veya şüpheye hiç açık olmayan, kesin doğru olan.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle kanıt, bilgi veya doğruluğu kesin olan durumlar için resmi yazılarda ve akademik ortamda kullanılır. Günlük konuşmada pek yaygın değildir.

Examples

The scientist presented incontrovertible proof of her theory.

Bilim insanı teorisinin **tartışmasız** kanıtını sundu.

There is incontrovertible evidence that smoking is harmful.

Sigaranın zararlı olduğuna dair **tartışmasız** kanıtlar var.

His guilt was incontrovertible after the video surfaced.

Video ortaya çıktıktan sonra suçluluğu **tartışmasız** oldu.

It’s incontrovertible that the internet has changed our lives.

İnternetin hayatımızı değiştirdiği **tartışmasız** bir gerçektir.

The facts were so clear, the result was simply incontrovertible.

Gerçekler o kadar açıktı ki sonuç tamamen **tartışmasız** oldu.

Their victory was incontrovertible—no one could argue otherwise.

Zaferleri **tartışmasızdı**—kimse karşı çıkamadı.