"inconsistencies" in Turkish
Definition
Bilgi, veri veya ifadeler arasında çelişki veya uyumsuzluk olduğunda kullanılır. Genellikle bir hata veya güvenilmezliği gösterir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle rapor veya inceleme gibi resmi ortamlarda kullanılır ('inconsistencies in data'). Önemsiz farklar için değil, ciddi uyumsuzluklar için uygundur.
Examples
There are several inconsistencies in his story.
Onun hikâyesinde birkaç **tutarsızlık** var.
The report found inconsistencies in the data.
Rapor, verilerde **tutarsızlıklar** buldu.
We need to fix the inconsistencies before publishing.
Yayınlamadan önce **tutarsızlıkları** düzeltmemiz gerekiyor.
He kept changing his story, which led to a lot of inconsistencies.
Sürekli hikayesini değiştirdi, bu da birçok **tutarsızlığa** yol açtı.
If you spot any inconsistencies, please let us know right away.
Herhangi bir **tutarsızlık** fark ederseniz lütfen hemen bize bildirin.
The prosecutor pointed out several inconsistencies during the trial.
Savcı, duruşma sırasında birkaç **tutarsızlığa** dikkat çekti.