아무 단어나 입력하세요!

"incongruous" in Turkish

uyumsuzaykırı

Definition

Çevreye, duruma veya bağlama uymayan; tuhaf ya da yersiz görünen şeyleri tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

'Uyumsuz' ve 'aykırı' daha çok resmî ve yazılı dilde geçer; uyumsuz davranış, uyumsuz kombinasyon gibi durumlarda kullanılır.

Examples

His bright yellow shirt looked incongruous at the formal event.

Parlak sarı gömleği resmî etkinlikte **uyumsuz** duruyordu.

The modern artwork seemed incongruous in the old museum.

Modern sanat eseri, eski müzede **aykırı** görünüyordu.

It felt incongruous to wear sandals in the snow.

Karda sandalet giymek **uyumsuz** geldi.

Laughter felt incongruous during such a serious meeting.

Böyle ciddi bir toplantıda kahkaha **aykırı** duruyordu.

The happy song felt incongruous in the horror movie scene.

Korku filmi sahnesinde mutlu şarkı **uyumsuz** geldi.

Seeing a clown at a funeral would be incongruous.

Bir cenazede palyaço görmek **aykırı** olurdu.