"incline toward" in Turkish
Definition
Bir görüşe, tercihe ya da seçeneğe daha yakın olmak veya onu tercih etmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha formal bir ifadedir. Genellikle fikir, tercih ya da karar belirtirken kullanılır. Fiziksel eğilme için 'eğilmek' kullanılır.
Examples
I incline toward classical music over pop.
Ben pop müzikten çok **eğilim gösteriyorum** klasik müziğe.
Many people incline toward eating healthy foods.
Birçok insan sağlıklı yiyecekler yemeye **eğilim gösteriyor**.
I incline toward saying yes, but I need more time.
Ben **eğilim gösteriyorum** ‘evet’ demeye, ama biraz daha zamana ihtiyacım var.
She seems to incline toward the more practical solution.
O, daha pratik bir çözüme **eğilim gösteriyor** gibi görünüyor.
I usually incline toward optimism, even when things are tough.
Zor zamanlarda bile genellikle **eğilim gösteriyorum** iyimserliğe.
If I had to pick, I'd incline toward your plan.
Seçmem gerekirse, senin planına **eğilim gösteririm**.