아무 단어나 입력하세요!

"incitement" in Turkish

kışkırtma

Definition

Birini özellikle yasa dışı veya zararlı bir şey yapmaya teşvik etme ya da kışkırtma eylemi.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle hukuki veya olumsuz bağlamda kullanılır, örn. 'nefret söylemine kışkırtma.' Olumlu teşvik için farklı kelimeler tercih edilir.

Examples

The police arrested him for incitement to violence.

Polis, onu şiddete **kışkırtma** suçundan tutukladı.

Incitement to hatred is illegal in many countries.

Nefrete **kışkırtma** birçok ülkede yasadışıdır.

He was accused of incitement after posting the video online.

O, videoyu internete yükledikten sonra **kışkırtma** ile suçlandı.

Laws about incitement are often debated in courtrooms.

**Kışkırtma** ile ilgili yasalar mahkemede sıkça tartışılır.

Her speech was called incitement by several political groups.

Konuşması, birkaç siyasi grup tarafından **kışkırtma** olarak adlandırıldı.

They warned that any incitement on social media could lead to unrest.

Sosyal medyada herhangi bir **kışkırtma**nın huzursuzluğa yol açabileceği konusunda uyardılar.