아무 단어나 입력하세요!

"in your face" in Turkish

açıkça meydan okuyandobra dobragöze sokan

Definition

Oldukça açık, doğrudan ve meydan okuyan bir şey için kullanılır; özellikle dikkat çekmek ya da birini kışkırtmak amacıyla yapılır.

Usage Notes (Turkish)

Kullanımı resmiyetten uzaktır; özellikle karşı tarafı etkilemek ya da kışkırtmak istenen durumlarda tercih edilir. Fazla kullanılırsa kaba algılanabilir.

Examples

He shouted "Yes!" in your face after winning the game.

Oyunu kazandıktan sonra “Evet! **açıkça meydan okuyan**!” diye bağırdı.

The advertisement was very bright and in your face.

Reklam çok parlak ve **göze sokan**dı.

Her style is really in your face and unique.

Onun tarzı gerçekten **açıkça meydan okuyan** ve benzersiz.

Wow, that comeback was so in your face!

Vay canına, o karşılık tam anlamıyla **dobra dobra**ydı!

Some people think rap music is too in your face.

Bazı insanlar rap müziğin çok **göze sokan** olduğunu düşünüyor.

She posted the results online, just to be totally in your face about it.

Sonuçları internette paylaşarak tamamen **açıkça meydan okuyan** bir tavır takındı.