"in the running" in Turkish
Definition
Bir yarışta, seçimde veya süreçte hâlâ kazanma veya seçilme şansı olmak.
Usage Notes (Turkish)
Hem resmi hem de günlük konuşmada kullanılabilir. Spor, iş veya seçimlerde yaygındır; fiziksel yarış anlamında değildir.
Examples
She is still in the running for the scholarship.
O hâlâ burs için **yarışta**.
Are you in the running for the team captain position?
Takım kaptanlığı için hâlâ **yarışta mısın**?
Only two candidates are in the running for mayor now.
Şimdi sadece iki aday **yarışta** kalıyor.
After that mistake, I'm not sure if we're still in the running.
O hatadan sonra hâlâ **yarışta mıyız** emin değilim.
Don’t count him out—he’s definitely in the running for the promotion.
Onu silme—terfi için kesinlikle hâlâ **yarışta**.
Even as an underdog, the team stayed in the running until the final round.
Takım dezavantajlı olsa da final turuna kadar **yarışta kaldı**.