"in the pink" in Turkish
Definition
Çok sağlıklı olmak ya da kendini çok iyi hissetmek anlamına gelir. Genellikle birinin fiziksel olarak sağlıklı ve enerjik olduğunu ifade etmek için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'In the pink' biraz eski ya da resmî bir deyimdir; konuşma dilinde nadiren duyulur. Renkle ilgisi yoktur; sadece sağlığı belirtir.
Examples
My grandmother is in the pink at 85 years old.
Büyükannem 85 yaşında ve hâlâ **sapasağlam**.
After recovering from the flu, he felt in the pink again.
Gripten sonra tekrar **sapasağlam** hissetti.
You look in the pink today!
Bugün **sapasağlam** görünüyorsun!
Despite working long hours, she's always in the pink.
Uzun saatler çalışmasına rağmen, o hep **sapasağlam**.
A check-up showed he was in the pink for his age.
Kontrolde yaşına göre **sapasağlam** olduğu ortaya çıktı.
It's great to see you in the pink after your surgery.
Ameliyattan sonra seni **sapasağlam** görmek harika.