아무 단어나 입력하세요!

"in the open" in Turkish

açıktaaçıkça (gizlenmemiş)

Definition

'in the open' açık alanda bulunmak veya bir şeyin gizlenmeden herkes tarafından görülebilir/anlaşılır olmasıdır.

Usage Notes (Turkish)

Hem fiziksel olarak dışarıda olma hem de bir konunun artık gizli olmaması için kullanılır. 'Açıkça konuşmak' veya 'açıkta kalmak' gibi kalıplar yaygındır.

Examples

We had a picnic in the open.

**Açıkta** piknik yaptık.

The animals sleep in the open at night.

Hayvanlar geceleri **açıkta** uyur.

Let's sit in the open and enjoy the sun.

Haydi **açıkta** oturup güneşin tadını çıkaralım.

Their secret is finally in the open now.

Sırları sonunda **açığa çıktı** artık.

It's better to talk about our problems in the open than hide them.

Sorunlarımızı **açıkça** konuşmak, saklamaktan daha iyidir.

They left the bikes in the open, and it started raining.

Bisikletleri **açıkta** bıraktılar ve yağmur başladı.