아무 단어나 입력하세요!

"in the fast lane" in Turkish

hızlı yaşamakyoğun tempolu hayat

Definition

Çok hızlı, heyecanlı ve bazen riskli bir yaşam tarzını ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Resmi olmayan konuşmalarda sık kullanılır. 'fast lane' deyimi genellikle hızlı, yoğun yaşamı anlatır, her zaman arabalarla ilgili değildir. Bazen stresli ya da riskli yaşamı da ima eder.

Examples

She likes living in the fast lane.

O, **hızlı yaşamak**tan hoşlanıyor.

Some people enjoy being in the fast lane all the time.

Bazı insanlar her zaman **hızlı yaşamak**tan hoşlanır.

After getting his new job, he felt like he was in the fast lane.

Yeni işini aldıktan sonra, kendini **yoğun tempolu hayat**ın içinde hissetti.

Ever since college, I've been living in the fast lane, and sometimes I wish life would slow down.

Üniversiteden beri **hızlı yaşamak**tayım ve bazen hayat biraz yavaş olsa keşke diyorum.

Working on Wall Street means you’re always in the fast lane.

Wall Street'te çalışmak, her zaman **yoğun tempolu hayat**ta olmanız demektir.

I used to love being in the fast lane, but now I prefer a quiet life.

Eskiden **hızlı yaşamak**ı severdim, ama artık sessiz bir hayat tercihim.