"in the buff" in Turkish
Definition
Hiçbir kıyafet giymeden tamamen çıplak olmak. Bu ifade genellikle espriyle veya gayriresmî ortamlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çok samimi ve esprili bir ifadedir. Resmi ortamlarda kullanılmaz. Genellikle özel veya yarı özel durumlarda bahsedilir.
Examples
He went swimming in the buff at the lake.
O gölde **çırılçıplak** yüzmeye gitti.
Some people sleep in the buff.
Bazı insanlar **çırılçıplak** uyur.
The artist painted the model in the buff.
Sanatçı, modeli **çırılçıplak** çizdi.
I accidentally walked into the bathroom and saw my roommate in the buff.
Yanlışlıkla banyoya girdim ve oda arkadaşımı **çırılçıplak** gördüm.
After the shower, he was singing loudly in the buff.
Duştan sonra yüksek sesle **çırılçıplak** şarkı söylüyordu.
If you forget your towel at the gym, you might have to walk back in the buff!
Spor salonunda havlunu unutursan, belki **çırılçıplak** geri yürümek zorunda kalabilirsin!