"in line" in Turkish
Definition
'In line' ifadesi, sırada beklemek veya bir şeyle uyumlu olmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok Amerikan İngilizcesinde kullanılır. 'stand in line' sırada beklemek, 'in line with' ise uyumlu/mutabık anlamı taşır. İngiliz İngilizcesinde 'queue' tercih edilir. 'online' ile karıştırmayın.
Examples
We waited in line for tickets.
Biletler için **sırada** bekledik.
The students stood in line before entering the classroom.
Öğrenciler, sınıfa girmeden önce **sırada** durdu.
Please get in line behind the others.
Lütfen diğerlerinin arkasında **sırada** durun.
His opinion is in line with the company's policy.
Onun görüşü, şirketin politikasıyla **uyumlu**.
Are your goals in line with what you really want?
Hedeflerin gerçekten istediğin şeylerle **uyumlu** mu?
They remained in line for the new iPhone all night.
Yeni iPhone için bütün gece **sırada** kaldılar.