아무 단어나 입력하세요!

"in a spot" in Turkish

sıkıntıdazor durumda

Definition

Kişinin çözmesi zor bir sorunla veya zor bir durumla karşı karşıya kalması.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik, samimi konuşmalarda kullanılır. Sıkıntıya düşmek veya zor durumda kalmak anlamında. Fiziksel bir yer anlamına gelmez.

Examples

I'm really in a spot because I lost my wallet.

Cüzdanımı kaybettim, gerçekten **sıkıntıdayım**.

She was in a spot when her car broke down.

Arabası bozulunca **zor durumda** kaldı.

If you forget your homework, you might be in a spot at school.

Ödevini unutursan okulda **sıkıntıya** düşebilirsin.

Sorry, I can't lend you money right now—I'm in a spot myself.

Üzgünüm, şu anda sana borç veremem—ben de **sıkıntıdayım**.

Being late put me in a spot with my boss this morning.

Geç kalınca bu sabah patronumla **zor durumda kaldım**.

If you ever find yourself in a spot, let me know and I'll help.

Eğer bir gün **sıkıntıya** düşersen, bana haber ver, sana yardım ederim.