아무 단어나 입력하세요!

"in a bubble" in Turkish

kendi balonundabir balonun içinde

Definition

'Kendi balonunda' yaşamak, kişinin çevresindeki toplumsal ve gerçek hayat olaylarından habersiz olarak kendi dünyasında izole olmasıdır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle olumsuz veya eleştirel kullanılır: 'live in a bubble', 'grow up in a bubble'. Bireyler ve gruplar için geçerlidir.

Examples

He grew up in a bubble, so he doesn't understand big city life.

O **kendi balonunda** büyüdü, bu yüzden büyük şehir hayatını anlamıyor.

Sometimes, it's easy to feel like you're in a bubble at school.

Bazen okulda **kendi balonunda** gibi hissedebilirsin.

If you only watch one type of news, you live in a bubble.

Sadece bir tür haber izliyorsan, **kendi balonunda** yaşıyorsun demektir.

She's so used to her small town that she's completely in a bubble about what the rest of the world is like.

Küçük kasabasına o kadar alışmış ki, dünyanın geri kalanı hakkında tamamen **kendi balonunda**.

You can't stay in a bubble forever; sooner or later reality hits.

Sonsuza kadar **kendi balonunda** kalamazsın; er ya da geç gerçeklerle yüzleşirsin.

Social media can make us feel like we're all in a bubble sometimes, surrounded by people who think like us.

Sosyal medya bazen hepimizi, etrafımızda sadece bizim gibi düşünenlerle, **kendi balonumuzda** hissettirebiliyor.